Araştırma Yazıları
ÇALIŞTIRANIN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE KARŞI SORUMLULUĞU
ÇALIŞTIRANIN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE KARŞI SORUMLULUĞU
ÇELİK AHMET ÇELİK
I- YASA HÜKMÜ VE SORUMLULUĞUN NİTELİĞİ
Borçlar Kanunu 55.maddesine göre:“Başkalarını çalıştıran kimse, yanında çalıştırdığı kişilerin ve işçilerin, işlerini gördükleri sırada yaptıkları zararlardan sorumludur. Şu kadar ki böyle bir zararın doğmaması için durumun gerektirdiği bütün dikkat ve özeni gösterdiğini veya dikkat ve özeni göstermiş olsa bile zararın doğmasına engel olamayacağını kanıtlarsa sorumlu olmaz.”
Madde metninden anlaşılacağı üzere, kendi özel işlerini veya mesleğini yaparken başkalarını çalıştıran kimse, çalıştırdığı kişilerin üçüncü kişilere verdikleri zararlardan dolayı sorumlu olup, onun bu sorumluluğu kusura dayanmayan, gözetim ve denetim ödevinin gerektiği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklanan bir sorumluluktur. Bu sorumluluk öğretide “olağan sebep sorumluluğu” olarak nitelendirilmiştir. Yargıtay 27.3.1957 gün 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında “Borçlar Kanunu’nun 55.maddesine göre adam çalıştıranın ödence ile yükümlü tutulabilmesi için kendisinin kusuru bulunması gerekli olmadığı gibi, çalıştırdığı adamın da kusuru bulunması gerekmez.” denilerek kusur şartı aranmamış, ancak sorumluluk toplumsal tehlike düşüncesine dayandırılmıştır.
II- SORUMLULUK KOŞULLARI
Çalıştıranın, çalıştırdığı kişilerin üçüncü kişilere verdikleri zararlardan dolayı sorumluluğunun koşulları şöyle sıralanabilir:
1) Çalıştıran ile çalıştırdığı kişi arasında bir hizmet ilişkisi bulunmalıdır.
2) Çalıştırılan kişinin bir haksız eylemi olmalıdır. Bu eylemin kusurlu olması koşul değildir.
3) Haksız eylem, işin görülmesi sırasında ve hizmet dolayısıyla işlenmelidir.
4) Üçüncü kişiye bir zarar verilmiş olmalıdır.
5) Eylem ile zarar arasında nedensellik bağı kurulabilmelidir.
III-SORUMLULUKTAN KURTULUŞ OLANAKLARI
BK. 55/2’ye göre başkalarını çalıştıran, sorumluluktan kurtulabilmek için şu iki husustan birini kanıtlamak zorundadır:
1- Zararın meydana gelmemesi için durumun gerektirdiği bütün önlemleri aldığını kanıtlamalıdır. Bu önlemler:
a) Çalıştırdığı kişinin seçiminde özen,
b) Buyruk vermede özen,
c) Gözetim ve denetimde özen olarak özetlenebilir.
2- Çalıştıranın ikinci kurtuluş kanıtı, durumun gerektirdiği bütün dikkat ve özeni göstermiş olsaydı bile, zararın doğmasına engel olamayacağını kanıtlamasıdır. Burada kanıtlanması gereken, nedensellik bağının kesilmesi sonucunu doğuran durumlardır. Bunlar:
a) Zarar görenin ağır kusuru,
b) Üçüncü kişinin ağır kusuru,
c) Önlenemez nedenin (mücbir sebebin) varlığıdır.
Eğer çalıştıranın ek kusuru varsa, bu sayılan durumlarda dahi nedensellik bağı kesilmez.
IV- B.K. 55. VE 100. MADDELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Çalıştıranın,çalıştırdığı kişilerin neden oldukları zararlardan dolayı iki tür sorumlulukları vardır:
Birincisi, üçüncü kişilere karşı sorumluluktur. Bu sorumlulukta, çalıştıran ile zarar gören arasında bir ilişki yoktur. (BK.55)
İkincisi, çalıştıranın bir borcu, bir sözleşmeyi veya bir yükümlülüğü ya da bir işlevi yerine getirme ilişkisi içinde olduğu kişilere karşı verilen zararlardan sorumluluğudur. (BK.100)
Borçlar Kanunu 55. ile 100. maddelerinin karşılaştırılmasından çıkarılan sonuçlar şöyle özetlenebilir :
1- BK.55’deki çalıştıran ile zarar gören üçüncü kişi arasında bir ilişki yokken, BK.100’deki yardımcı kişi kullanan ile yardımcı kişinin eyleminden zarar gören arasında “sözleşme ilişkisi” veya her hangi bir “bağıtsal ilişki” vardır.
2- BK.55’e göre çalıştıran ile kullandığı kişi (çalıştırılan) arasında bir bağımlılık (buyurma-uyma) ilişkisi varken, bir işi üstlenen borçlu ile yardımcı kişi arasında bağımlılık ilişkisi zorunlu değildir.
3- Çalıştıran, çalıştırdığı kişileri seçmede, denetleme ve gözetlemede, yönetme ve buyruk vermede gereken özeni gösterdiğini BK. m.55’de tanımlandığı biçimde kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Buna karşılık BK. m. 100’de borçlunun böyle bir kurtuluş olanağı bulunmayıp, özürsüz ve koşulsuz sorumlu sayılmıştır.
4- BK.m.55’e göre,çalıştıran, önceden yapacağı bir anlaşma ile sorumluluktan kurtulamaz iken, BK. m.100’e dayanan sorumlulukta, yanlar arasında sorumluluğu kaldıran veya daraltan bir sözleşme geçerli olmaktadır.
5- Zamanaşımı yönünden, BK. m.55’e göre çalıştıranın sorumluluğuna kural olarak BK. m.60’daki (1)yıllık süre (bazı durumlarda TCK.465’deki hükümler) uygulanacak iken, BK.m.100’deki sorumluluğa (bağıtsal ilişki nedeniyle) BK.125’deki (10) yıllık zamanaşımı uygulanır.
Zamanaşımı konusunda ayrıntılı açıklamalar aşağıdadır .
V- ZAMANAŞIMI
1- Genel kural
Çalıştıranın, çalıştırdığı kişilerin üçüncü kişilere verdikleri zarardan dolayı sorumluluğu “haksız eylem sorumluluğu” olduğundan (kural olarak) BK. m.60/1’deki (1) ve (10) yıllık zamanaşımı uygulanacaktır. Ancak, özel yasalara daha uzun zamanaşımı süreleri konulmuşsa, çalıştıranlara da o süreler uygulanacaktır.
2- Karayolları Trafi k Yasası’na göre çalıştırana ceza zamanaşımının uygulanması
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85.maddesi “Son” fıkrasına göre:
“İşleten, sürücünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu” olduğundan, üçüncü kişilere verilen zarar, sürücü veya yardımcılarının suç sayılır eylemlerinden kaynaklanıyorsa, Yasa’nın zamanaşımına ilişkin 109.maddesi 2.fıkrası gereği uzamış (ceza) zamanaşımı süreleri araç sahibi, işleten ve işleten sayılanların tümüne uygulanacaktır.
Bu açıklamalar göre, motorlu araçların işletilmesi sırasında üçüncü kişilere bir zarar verilmişse, işletenlerin (çalıştıranların) sorumluluklarına (çalıştırdıkları kişilerden dolayı) uygulanacak uzamış (ceza) zamanaşımı süreleri, 5237 sayılı yeni TCK. 66.maddesine göre: Bir ölü veya bir yaralı varsa (8) yıl, birden fazla ölü ile bir ölü ve bir ya da birkaç yaralı varsa (15) yıl olacaktır.
------------------------
(Tazminat ve Alacaklarda Zamanaşımı, 2004 Legal Yayını, sayfa: 293-298)
