Araştırma Yazıları
YARDIMCI KİŞİLERDEN SORUMLULUK
YARDIMCI KİŞİLERDEN SORUMLULUK
ÇELİK AHMET ÇELİK
I- YASA HÜKMÜ
BK. m.100’e göre :”Bir borcun yerine getirilmesini veya bir borçtan doğan bir hakkın kullanılmasını kendisiyle birlikte yaşayan kimselere veya yanında çalışanlara bırakan kimse, yardımcı kişilerin işlerini görmeleri sırasında, yasalara uygun davranmış olsalar bile, verdikleri zarardan dolayı öteki tarafa karşı sorumlu olur.”
Madde başlığı “Yardımcı kişilerin sorumluluğu” olarak yazılmış ise de, bu yanıltıcıdır. Doğrusu “yardımcı kişilerin borca aykırı eylemlerinden asıl borçlunun sorumluluğu” olmak gerekir. Yasa metninde “borçlu” sözcüğüne bağlı kalınmış olması, yardımcı kişiler için “borçlu ile birlikte yaşayan veya yanında çalışan kimseler” tanımlamaları yapılmış bulunması kavram kargaşası yaratmaktadır.
Yargıtay’ın bir kararında denildiği gibi: “Borçlar Kanunu 100. maddesi 1.fıkrası hatalı yoruma yol açar niteliktedir. Anılan hükümde yer alan “ ... kendisi ile birlikte yaşayan veya yanında çalışan kimseler” yolundaki yazılış biçimi, yardımcı kişi örnekleri olarak anılmalarına karşın, yardımcı kavramına yalnız bu kişiler giriyormuş gibi yanlış bir kanı oluşmasına neden olmaktadır.”[1]
Bize göre, madde metni “Bir borç veya sözleşmenin yükümlüsü olan ya da bir işi veya işlevi üstlenmek durumunda bulunan kişi, yükümlülüklerini yerine getirirken çalıştırdığı veya işi yaptırdığı yardımcı kişilerin verdikleri zararlardan, karşı tarafa karşı doğrudan sorumlu olur .“ biçiminde olmalıdır.
II- YARDIMCI KİŞİ KAVRAMI
Yardımcı kişi, borçlunun (yükümlünün) bilgisi altında ve onun onamıyla bir işi, borçlu (yükümlü) adına yapan kişidir. Bir kimsenin yardımcı kişi sayılabilmesi için, borcun yerine getirilmesi işinin kendisine verilmiş olması gerekir. Borçlu (yükümlü) ile yardımcı kişi arasında bir iş sözleşmesi yapılmış olması, bir ast-üst ya da buyruk verme bağlantısı da koşul değildir. Hatır için yardımda bulunan kişi de yardımcı sayılır. Bir kimsenin kendi yerine vekil olarak bıraktığı kişi de bu kavramın içine girer. Yardımcı kişilerin, kendilerine bırakılan işi, bir ücret karşılığında veya karşılıksız yapmış olmaları da önemli değildir.
Yardımcı kişilerin kimler olabileceği konusunda şu örnekler verilebilir: Bir bina tek başına yüklenici tarafından inşa edilemeyeceğinden, bir operatör hastayı ameliyat ederken ona sağlık personeli yardım edeceğinden, bir evin elektrik, su, doğalgaz donanımlarını üstlenen kişi veya firma yardımcı kişiler kullanacaklarından, bir oto tamircisi işi yanındaki kalfa veya çırağa yaptırabileceğinden, bir otel, lokanta, mağaza işletmecisi müşterilere hizmet verirken yardımcı kişiler kullanacaklarından, bir noter yasanın kendisine verdiği yetki gereği noterliğe gelen kişilerin belgelerini düzenlerken personelini kullanacağından, bir banka özel hesap sahiplerinin veya ticari işletmelerin parasal işlemlerini yürütürken banka çalışanlarından yararlanacağından, bütün bu örneklerde “yardımcı” kişilerin iş sahiplerine verdikleri zararlardan asıl yükümlü (işi üstlenen) sorumlu olur.
III- YARDIMCI KİŞİLERDEN SORUMLULUĞUN KOŞULLARI
Borçlar Yasası 100. maddesinin uygulanabilmesi için şu koşullar oluşmalıdır :
1- Sorumlu kişi ile zarar gören arasında bir borç, bir yükümlülük veya sözleşme ilişkisi bulunmalıdır.
2- Sorumlu kişi borcunu veya yükümlülüğünü yerine getirmek ya da bir hukuksal ilişkinin kendisine tanıdığı hakkı kullanmak için başkalarını çalıştırmış olmalıdır.
3- Yardımcı kişi, üstlendiği işi yaparken, işi yapılan kişiye bir zarar vermiş olmalıdır.
4- Zarar, yardımcı kişinin işi yaptığı sırada ve işin yapılış biçiminden kaynaklanmalıdır.
5- İşi yapmakla yükümlü kişi, eğer yardımcı kullanmayıp da, işi doğrudan kendisi yapmış olsaydı, doğan zarardan kusurlu ve sorumlu tutulabilmelidir. Eğer kusur bir başkasında ise veya zarar ile sorumluluk arasındaki nedensellik bağı kesiliyorsa, yardımcı kişiden dolayı asıl yükümlünün sorumluluğu söz konusu olmaz.
Bu sonuncu koşula bir örnek vermek gerekirse, bir taşıma sözleşmesinde, taşıyıcı işi üstlenen kişidir ve otobüs sürücüsü “yardımcı kişi” dir. Sürücünün kusurlu eylemiyle yolcu zarar görmüşse, bu zarardan “taşıyıcı” sorumludur.Taşıyıcının, yardımcı kişinin eyleminden sorumlu tutulabilmesi için, sürücünün mutlaka “kusurlu” olması gerekir. Eğer kusur bütünüyle bir üçüncü kişide ise veya yolcu kendi ağır kusuruyla zararın doğmasına yol açmışsa ya da zarar önlenemez nedenden (mücbir sebepten) kaynaklanmışsa, (yolcu taşıma işini üstlenen) taşıyıcı, yardımcı kişinin (sürücünün) kusurlu bir eylemi veya savsaklaması bulunmadığından, yolcunun zararından sorumlu olmaz. Ancak, burada yanlış anlamaya yol açmamak için şunu belirtelim ki, taşıyıcının (sürücü kusuru dışında) işletme kusurları (ek kusur) varsa, yolcuya karşı sorumluluğu ortadan kalkmayacaktır. Verdiğimiz örnekte açıklamaya çalıştığımız yalnızca “yardımcı kişilerden” dolayı asıl işi yapması gerekenin sorumluluğudur.
IV- ZAMANAŞIMI
Bir işi yapmakla veya bir borcu ödemekle ya da bir işlevi yerine getirmekle yükümlü kişi ile işi yapılacak olan veya alacaklı durumunda bulunan kişi arasında bir “bağıtsal ilişki” kurulduğundan, B.K. m.100 hükmüne göre “yardımcı kişilerin verdikleri zararlardan” sorumluluğa B.K. m.125’deki on yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır.
V- YARGITAY KARARLARINDAN ÖRNEKLER
Yardımcı kişilere ilişkin Yargıtay kararlarından seçtiğimiz değişik örnekler aşağıdadır :
Yarg.4.HD.10.04.2000 gün 1199-3287 sayılı kararında: “Yetkili servisin, malın onarımı ve bakımı nedeniyle, malı satın alan ve kullanan kişiye verdiği zarardan, servisi yetkili kılan üretici firmanın BK.100 uyarınca sorumlu olacağı” sonucuna varılmıştır. (YKD.2000/9-1355)
Yarg. 11.HD.15.11.1982 gün 4852-5626 sayılı kararında: “Yabancı veya yerli muhabir banka, amir bankanın yardımcısı durumundadır. Muhabir bankanın yaptığı yanlış işlemin sonucundan ve verilen zarardan, amir banka sorumludur.”( BK.m.100) denilmiştir. (YKD.1983/4-550)
Yarg. HGK.15.06.1994 gün 1994/11-178 E. 1994/398 K. sayılı kararı: “Birer güven kurumu olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlardan dahi sorumludurlar. Noter işlemine dayanmayan özel bir yazıya güvenerek ödeme yaptığı için, davalı bankanın kusuru kabul edilmelidir. Davalı banka seçeceği yardımcı kişilerin yapılacak iş için nitelikli, yeterli eğitim görmüş, yeni bilgi, yöntem ve tekniği özümsemiş ve izlemiş olmasını arayacaktır.” (YKD.1995/4-530)
Yarg. 11.HD. 17.01.1980 gün 1-133 sayılı kararı:”Navlun sözleşmesinin yerine getirilmesinde kullanılan ve bu sözleşmenin yürütülmesi kendisine bırakılan üst taşıyıcı, taşıyanın adamı değil, onun yardımcısıdır. BK.100. maddesi uyarınca, yardımcı kişi sıfatı taşıyan davalının kusursuzluğu saptansa bile, borçlu (asıl taşıyan) işi yardımcı kişilere bırakmayarak, doğrudan kendi yapmış olsaydı, anılan zarardan kendisi kusurlu sayılabilecek durumdaysa, zarardan borçlunun sorumlu tutulması zorunludur.” (YKD.1980/9-1246)
Yarg. 4.HD.01.11.1976 gün 6024-9292 sayılı kararı : “At yarışları müşterek bahisler tüzüğünün Jokey Kulübü’nün sorumluluğunu ortadan kaldıran 20. maddesi yasaya aykırı olduğundan, Kulüp BK.100. maddesi uyarınca yardımcı kişi gişe memurunun verdiği zarardan sorumludur.” (YKD.1978/4-533)
Yarg. 4.HD. 22.01.1975 gün 1973/11399 E. 1975/903 K. sayılı kararı : “Özel hukuk hükümlerine göre yönetilen kamu tüzel kişileri, üçüncü kişilere karşı bir özel hukuk tüzel kişisi gibi, organ durumunda olan ajanlarının haksız eylemlerinden dolayı Medeni Yasa’nın 47,48 ve Borçlar Yasası’nın 41. maddeleri uyarınca; yardımcı kişi niteliğindeki görevlilerin eylemlerinden ötürü de Borçlar Yasası’nın 55 ve 100. maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olurlar.” (YKD.1976/4-462)
Yarg. 11.HD. 22.04.1982 gün 1274-1845 sayılı kararı : “Taraflar arasındaki havale ilişkisinde, muhabir yabancı bankayı, davalı bankanın yardımcı kişisi kabul etmek gerekir. Bilimsel öğretide de baskın biçimde kabul edildiği gibi, yardımcı kişi ile onu kullanan arasında sürekli bir ilişki ya da sözleşme bağının bulunması zorunlu değildir. Öyle ki, yardımcının iş görmesi karşılıklı ya da karşılıksız olabileceği gibi, borçlunun üstlendiği edimleri yapmasına ses çıkarmamış olduğu kişiler dahi yardımcı sayılmaktadır. Yardımcı kişi ile borçlu arasındaki ilişkinin sürekli olması da zorunlu değildir. Borçlar Yasası’nın 100’üncü maddesinin 1’inci fıkrasındaki ifade biçimi hatalı yoruma yol açar niteliktedir. Anılan hükümde yer alan “... kendisi ile birlikte yaşayan veya yanında çalışan kimseler” yolundaki ifadede birer yardımcı kişi örneği olarak anılmalarına karşın, yardımcı kavramına yalnız bu kişiler giriyormuş gibi yanlış bir kanı oluşmasına neden olmaktadır. Oysa sözü edilen hükümdeki yardımcıdan amaç, borçlunun açık veya örtülü oluruyla, işi yapma ya da hakkı kullanma eylemlerine katılan herhangi bir kişidir. Yargıtay’ca benimsenen (Örneğin, HGK.4.11.1964 gün 1962-657 sayılı kararı) bu yaklaşımın doğal sonucu olarak, yabancı muhabir bankanın, davalının yardımcısı sayılmasına hiçbir engel yoktur. Taraflar arasındaki ilişkiden çıkan sonuç budur.
Bu durumda, ağır kusurlu davranışı tartışmasız olan yabancı muhabir bankanın, davalı banka yardımcı kişisi olarak kabulü zorunludur. Borçlar Kanunu’nun 100’üncü maddesi uyarınca da sorumluluk için, ne yardımcı kişinin ve ne de borçlunun kusuru gerekmez. Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinde öngörüldüğü gibi, adam çalıştıranınkine benzer bir kurtuluş kanıtı da getirilemez. O halde, döviz transferi konusunda yasalarca öngörülen yetkiye dayanarak, ücret karşılığı ifayı üstlenen davalı bankanın, yardımcı kişisi durumundaki muhabir bankanın kusurundan sorumlu olması gerekir.”
Yarg. 3.HD.6.2.1997 gün 458-1307 sayılı kararı: Çevrenin kirlenmesinden doğan zararları tazmin sorumluluğunda, 2872 sayılı Çevre Kanunu m.28’de şu düzenleme öngörülmüştür: “Çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler, sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar.” Çevreyi kirletenin sorumluluğu, diğer objektif sorumluluk hallerinde olduğu gibi, yardımcı kişilerin eylemlerinden sorumluluğu da kapsar.”
[1] Yarg.11.HD.22.04.1982 gün 1274-1845 sayılı kararı
