Anasayfa

BELİRSİZ ALACAK DAVASINDA MANEVİ TAZMİNAT İSTENMESİ

BELİRSİZ ALACAK DAVASINDA   MANEVİ TAZMİNAT NASIL İSTENMELİ

1- Belirsiz alacak davasında, harca esas "simgesel" bir değer belirtilerek manevi tazminat istenebilir; kesin miktarlar karar öncesinde açıklanıp, mahkemece hüküm altına alınabilir.

 a) Ölüm nedeniyle destekten yoksunlukta ve bedensel zararlarda, başlangıçtaki yoğun belirsizlik nedeniyle, maddi tazminatta olduğu gibi, manevi tazminatta da dava dilekçesinde harca esas "simgesel" bir değer gösterilerek manevi tazminat istenebilir. Davanın son aşamasına gelindikten ve maddi tazminata ilişkin hesap raporu verildikten sonra, karar aşaması öncesinde manevi tazminata ilişkin "istek miktarları" açıklanıp mahkemeden hüküm altına alınması istenebilir.

  b) Belirsiz alacak davasında, harca esas bir "simgesel değer" gösterilerek "manevi tazminat" istenebileceği, bilim çevrelerince kabul edilmekte; "manevi tazminat davalarında, Alman ve İsviçre hukukunda kabul edildiği gibi, belirsiz alacak davasının uygulanmasına imkan tanınması; manevi tazminat isteminde, davacı, uğradığı zararın tümünün tazminini dava konusu yaptığına göre, hakimin, davacının dava açtığı anda göstermiş olduğu "geçici değer" ile bağlı kalmaksızın, olayın özelliklerini de dikkate alarak uygun miktarda manevi tazminata hükmedebilmesi" yönünde görüş belirtilmekte; bunun manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesine aykırı düşmeyeceği" söylenmektedir.

  c) Bu yöntem, yani belirsiz alacak davasında maddi tazminat istenirken, ayrıca harca esas "simgesel" bir rakam belirtilerek manevi tazminat istenmesi, yargılamanın hüküm aşaması öncesinde de zarar ve kapsamı kesin belli olduktan sonra, manevi tazminata ilişkin istek tutarları her bir davacı için ayrı ayrı açıklanıp harcı yatırılarak hüküm altına alınması biçimindeki uygulama, usul ekonomisine de uygun düşecektir. Çünkü, ayrı bir dava ile manevi tazminat istenmesi veya davacının belirsiz alacak davasının başında (henüz zarar ve kapsamı belli olmadan) rastgele miktarlar üzerinden manevi tazminat istemeye zorlanması, hak arayanların önüne gereksiz engeller koymaktan ve onlara güçlük çıkarmaktan başka bir işe yaramayacaktır.


 

2- Manevi tazminat ne miktar istenmeli ?

  Manevi tazminatın, kesin olmasa bile, az çok bir ölçüsü yok mudur ? Ne yazık ki yoktur. Ama olmalı, az çok da olsa olmalı. Peki nasıl olacak ? Bu, ortak bir çalışmayı gerektiriyor. Ama bugüne kadar kimse bu konuda bir girişimde bulunmamıştır.
 Bilindiği gibi, açılan davalarda manevi tazminat rasgele istenir. Yargıç, manevi tazminat konusunda karar verirken takdir yetkisini kullanır. Gelenek haline gelmiştir. Yargıçlar, mutlaka istenen miktarın altında karar verirler. Benzer olaylarda bir yargıcın takdir ettiği manevi tazminat tutarı ile bir başka yargıcınki arasında büyük fark vardır. Takdir yetkisi uygulamada "keyfiliğe" dönüşmüştür.

Manevi tazminata bir ölçü bulunabilir mi ? Biz bulunabileceği kanısındayız.

 Ortak bir ölçü bulalım ki, mahkemeler birbirinden son derece farklı kararlar vermesinler; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları arasında derin uçurumlar olmasın.

 Önce şunu söyleyelim ki, acı ve üzüntünün bir derecesi, ölçüsü yoktur; kişiye göre değişir. Ama bu konuda zengin-yoksul farkı kaldırılmalı; manevi tazminatın ölçüsü herkes için eşit olmalıdır.

 İşte bu eşitlik anlayışıyla, manevi tazminatın ölçüsü olarak yasal asgari ücretleri öneriyoruz. Yasal asgari ücretleri" birim almamızın nedeni, insan yaşamının kutsallığı ve yaşama hakkının herkes için eşit olması gerektiği anlayışı olmuş; kişilerin sosyal ve ekonomik düzeyleri ve kazanç durumları ne olursa olsun, maddi tazminat hesabında hangi kazanç unsuru kullanılırsa kullanılsın, "yasal asgari ücretler" birim alınarak bir "taban ölçü" belirlemeye çalışılmıştır.

Önerdiğimiz şudur: Asgari ücretlerin bir yıllık tutarı "taban"olarak alındıktan sonra, (maddi tazminatın eksik bıraktığı) yaşam süreleri ile yıllık asgari ücret tutarı çarpılacak; çıkan rakam, (kusur, işgöremezlik oranı, destek payı gibi) denkleştirme ögeleri ile netleştirildikten sonra, karar vermek üzere yargıcın değerlendirmesine sunulacaktır.

(Bu konuda örnek olarak düzenlediğimiz manevi tazminat hesap tabloları, üçüncü baskısı yapılan "6100 sayılı Yasaya Göre Tazminat ve Alacak Davaları" kitabımızda bulunmaktadır. Meraklısı oradan bakabilir.)

 

 
Arabul
Özel Arama
Kimler Sitede
Şu anda 546 konuk ve 1 üye çevrimiçi
  • celik