Görüş Bildirimleri
TRAFİK İŞ KAZASI NEDENİYLE İŞVERENİN SORUMLULUĞU
TRAFİK İŞ KAZASI NEDENİYLE İŞVERENİN SORUMLULUĞU
TRAFİK İŞ KAZASI NEDENİYLE İŞVERENİN SORUMLULUĞU
Yol çalışmalarında işverenin önlem alma yükümlülüğü vardır. Ceza mahkemesinin, kazayı yapan sürücüyü tam kusurlu bulması, somut olayın özelliği dikkate alındığında, işverenin sorumluluğu yönünden “nedensellik bağını” ortadan kaldırmaz. İşverenin, çalışma yapılan yolun başlangıç ve bitiş yerlerinde işaretçi bulundurması, çalışma yerinden gelip geçen araçlara levhalarla hız sınırlaması koyması ve kaza olmaması için akla gelebilecek her türlü önlemi alması gerekirdi. Bunlardan biri veya bir kaçı yapılmamışsa, kaza yapan sürücünün dışında, işveren, 4857 sayılı İş Yasası’nın 77.maddesine, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği hükümlerine göre ayrıca sorumludur. İşverenin sorumluluğu, kusur sorumluluğunun yanı sıra tehlike sorumluluğudur.
Ceza mahkemesinde sürücünün 8/8 tam kusurlu bulunması, hukuk (iş) mahkemesinde, işverenin sorumluluğu yönünden yeniden kusur değerlendirmesi yapılmasına engel değildir. Bu konuda B.K. 53.maddesiyle yargıca geniş yetki tanınmıştır. İş mahkemesinde açılan maddi ve manevi tazminat davasında İş Güvenliği uzmanlarının ağırlıkta olduğu bilirkişi kurulu farklı bir değerlendirme yapacaktır.
Benzer olaylarda, yani üçüncü kişinin tam kusurlu bulunduğu olaylarda, ayrıca işverenin de sorumluluğuna gidildiği sıkça görülmüştür.
Görevli mahkeme konusuna gelince:
1) Bize aktardığınız somut olayda işverenin sorumlu olması büyük olasılıktır.
Kazayı yapan sürücü (üçüncü kişi) ile birlikte işverenin sorumlu olduğu ve işçinin kazaya uğradığı “iş kazası” niteliğindeki olaylarda, eğer işveren de dava edilmişse, görevli mahkeme İŞ MAHKEMESİ olacaktır.
Görev konusunda çok yeni tarihli bir Yargıtay kararı sorunuzun kesin yanıtı olacaktır. Kararın özeti aşağıdadır:
İşyerine getirilip götürülme işlerinde kullanılan araç ile üçüncü kişiye ait aracın çarpışması sonucu yaralanan işçinin, her iki sorumluya karşı açtığı davada görevli mahkeme iş mahkemesi olup, arada hizmet ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle üçüncü kişi hakkındaki davanın ayrılması kararı verilemez. (818/m.46,47; 1086/m.43,46,77)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davanın aynı sebepten doğması ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması nedeni ile aralarında bağlantının bulunduğu, davalılardan biri ile davacı arasında hizmet ilişkisi bulunduğundan zarara neden olan olayın trafik iş kazası olması sonucu açılan tazminat davasının Yasa gereğince İş Mahkemesinde görülmesi gerektiği, davalılardan bir kısmı hakkında arada hizmet ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle ayırma (tefrik) kararı verilemeyeceği, öte yandan mahkemenin yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış davaların ayrılmasına karar verilebileceğinin belirtilmesi karşısında, bir arada görülmesinde yarar bulunduğu açık olan davada ayırma kararı verilmesinin doğru olmadığı ortadadır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (21.HD.02.03.2009, E.2008/11455 - K.2009/2912) (Kazancı Yazılım)
2) Ancak şunu da unutmayınız: İşveren ve üçüncü kişi ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olduklarına ve bunların yalnız birinden zararın tamamı istenebileceğine göre (BK.m.50-51 ve 142 vd.), işvereni dava etmeyip, yalnızca kazayı yapan sürücüyü, araç sahibini (işleteni) ve aracın Trafik Sigortasını yapan sigorta şirketini dava etmek isterseniz, o zaman görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır.
Başarı dileklerimle.
ÇELİK AHMET ÇELİK
