Güncel Konular
İŞÇİ ALACAKLARINDA FAİZ BAŞLANGICI
İŞÇİ ALACAKLARINDA FAİZ BAŞLANGICI
ÇELİK AHMET ÇELİK
İşçi alacaklarına uygulanacak faizin başlangıcı konusunda, Yargıtay kararlarından kaynaklanan sorunlar yaşanmaktadır.
Bunlardan birincisi, 4857 sayılı İş Yasası’nın 32. ve 34.maddelerinde kesin ödeme günleri görmezden gelinmekte; İş Yasalarının anlam ve amacına aykırı olarak, işçinin ücretlerini (yasal) süresi içinde ödemeyen işverenin temerrüde düşürülmesi için “ihtar” koşulu aranmaktadır.
İkincisi, davadan önce ihtarname gönderilmemişse, ilk (kısmi) dava dilekçesi “alacağın tamamı için” temerrüde düşürme ve faiz başlangıcı kabûl edilmemekte; aynı dava içinde dava değerinin (ıslah yoluyla) artırılması ise yeni bir dava sayılmakta; bu yüzden, artırılan bölüm için faiz başlangıcının ilk (kısmi) dava tarihi değil, dava değerini artırma ve harç tamamlama (ıslah) tarihi olacağı biçiminde kararlar verilmektedir.
Oysa, 4857 sayılı İş Yasası’nın ücrete ilişkin hükümleri (yorumu gerektirmeyecek biçimde) açık ve emredici niteliktedir.
1) Yeni Yasa’nın 32.maddesi 4.fıkrasında: “Ücret en geç ayda bir ödenir” denilmesine göre, bu sürenin bitiminde işçinin ücretini ödemeyen işverenin, ihtara gerek kalmaksızın (Yasa’nın emredici ve kesin hükmü gereği) temerrüde düşmüş olacağı görülmelidir.
Gene 32.maddenin 5.fıkrasına göre: “İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.” Bu “zorunluluk” karşısında dahi, (ihtarnameye gerek kalmadan) işverenin ücreti ödemesi gerektiği tarihte temerrüde düştüğünün kabul olunması ve faiz başlangıcının buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
2) Yasa’nın 34.maddesindeki “Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır” hükmündeki “gününde”sözü dahi yukarda 32.maddedeki ödeme sürelerini belirtmektedir.
3) 4857 sayılı Yasa’nın emredici hükümleri gözardı edilerek, halen sürdürülmekte olan kararlarda bizi asıl şaşırtan husus, dava açmadan önce gönderilen ihtarnameyi (rakamlar abartılı olsa dahi) temerrüde düşürme ve faiz başlangıcı için yeterli sayan Yüksek Yargı’nın, ilk (kısmi) davayı temerrüd başlangıcı kabul etmemesidir. Böylece yargı, noter ihtarnamesini yargı kararından üstün tutarak kendi kendini güçsüz kılmaktadır.
Bize göre, ilk (kısmi) dava aslında bir tespit davasıdır ve yargılamanın ilerleyen aşamasında dava değerinin (ıslah adı altında) artırılması ve harç tamamlama işlemi yeni bir dava değildir. Hattâ ıslah bile değildir. Çünkü, dava değeri artırılırken, o güne kadar oluşan usul işlemlerinin değiştirilmesi istenmemekte, tersine o usul işlemlerine dayanılarak yargılama sonucu belli olan alacak tutarının tamamı için ek harç yatırılmaktadır. Hukuk Yargılama Yasası’nda, harcın tamamlanmasını yeni bir dava sayan bir hüküm yoktur. O halde (4857 sayılı yeni İş Yasası’nın 32.maddesi 4. ve 5.fıkralarındaki emredici hükümler dışında) faiz başlangıcı, genel olarak, ilk dava tarihi olmalıdır.
Yargıtay Özel Dairesi, 1475 sayılı İş Yasası’nın yürürlükte olduğu dönemlerde temerrüt ve faiz başlangıç tarihini ilk dava tarihi kabul etmiş iken, sonra nasıl olduysa, kararlarını değiştirmiş ve işçiyi haksızlığa uğratan bir durum yaratılmıştır. Şurası çok iyi bilinmektedir ki, işçi hiç bir zaman ücret alacaklarının miktarını kesin olarak bilemez. Özellikle fazla çalışma, hafta ve genel tatil ve yıllık izin ücretlerini önceden bilmesi olanaksızdır. Ücret alacaklarının ne kadarını hüküm altına aldırabileceğini de önceden kestiremez. Bu yüzdendir ki, kısmi dava adı altında bir uygulama sürüp gelmiştir.
DİYORUZ Kİ :
Artık bu haksızlığa bir son verilmelidir.
1) 4857 sayılı İş Yasası’nın 32. ve 34.maddelerinde kesin ödeme günleri temerrüt ve faiz başlangıcı kabul edilmelidir.
2) Eğer Yasa’daki kesin ödeme günleri temerrüt başlangıcı kasul edilmeyecekse, aynı dava içinde, dava değerinin (ıslah adı altında) artırılması, yeni bir dava sayılmamalı; faiz ilk (kısmi) dava tarihinden işletilmelidir.
BU KONUDA DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN:
SİTE’mizin Araştırma Yazıları bölümündeki şu iki yazıyı okuyunuz:
1) İşçi Alacaklarında Faiz Başlangıcı
2) Tazminat Ve Alacaklarda Dava Değerinin Artırılması)
