Yargıtay Kararları
ÖZEL OKUL ÖĞRETMENİ ( İşçilik Hakları Talebi )
ÖZEL OKUL ÖĞRETMENİ ( İşçilik Hakları Talebi )
-1-
• ÖZEL OKUL ÖĞRETMENİ ( İşçilik Hakları Talebi )
ÖZET : Özel okul öğretmenlerine ödenen ücretler, resmi okul öğretmenlerine ödenen ücretlerden az olamaz. Bu nedenle resmi okul öğretmenlerinin ücretlerine yapılacak her türlü artışın özel okul öğretmenlerinin ücretlerine de yansıtılması gerekir.
KARAR : 1- Davacı, her yılın Ocak ve Temmuz aylarında yapılan ücret artış farkları yönünde isteklerde bulunmuş ve bilirkişi 1988-1989 ve 1994 yılları ücret artış farkları için hesaplamalar yapmış, ancak 1990- 1991-1992 ve 1993 yılları ücret bordrolarının sunulmamış olması nedeniyle bu yıllar için hesaplamalarda bulunmadığı gibi, sadece ücret artışını değerlendirmeye alıp, diğer ödemelerde olması gereken artışları hesaplama dışı bırakmıştır. Ancak, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa göre, özel okul öğretmenlerine ödenen ücretler resmi okul öğretmenlerine ödenen ücretten daha az olamaz kuralı gereğince, resmi okul öğretmenlerine yapılan her türlü artış karşılığında özel okul öğretmenine de artış yapılması gerektiğinden ücret dışındaki diğer ödeme kalemlerinde meydana gelen artışların dikkate alınmaması hatalıdır.
Dava dilekçesinden davacının çalıştığı tüm seneler ile ilgili ücret artış farklarını istediği anlaşılmaktadır. Ancak işverence isteğe rağmen 1.1.1988-1.8.1989 ve 1.1.1994-15.4.1994 dönemini kapsayan bordrolar gönderilmiş ve davalıdan usul hükümlerinin bağlayıcılığı da hatırlatılarak tüm bordrolar yeniden istenmemiş ve bu nedenlerle sadece yukarıda belirtilen sürelerle sınırlı kalınarak değerlendirme yapılmıştır. Bu durumda yapılacak iş, işverene verilecek kesin mehilin neticeleri de belirtilmek suretiyle eksik bordroların yeniden istenilmesi ve yine gönderilmediği takdirde, yukarıda belirtilen ve özel okul öğretmenlerine ödenen ücretler, emsali resmi okul öğretmenlerine ödenen ücretten az olamaz kuralından hareket ederek doğacak farkları belirlemektir.
2- Davacı egzersiz ders ücreti ve rehberlik sınıf öğretmenliğinden doğan ücret alacaklarını da talep etmektedir. Davalı taraf cevap dilekçelerinde, bu ücretlerin davacıya ödendiğini ileri sürmüş ve bu ödemelerle ilgili bir kısım belgeleri dosyaya sunmuşlardır. 17.3.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin ücretli ders saatlerine ait esaslar arasında yer alan 15. maddede, eğitimin özelliği dikkate alınarak Anadolu ve Fen Liselerinde görevli öğretmenlere zorunlu ve isteğe bağlı ek ders görevi dışında haftada 4 saat daha "ders niteliğinde egzersiz görevi" ücreti ödenir denilmektedir.
Davalı taraf, bu ücretin ödendiğini ileri sürmekle okulun yukarıda belirtilen okullar statüsünde yer aldığı şeklindeki davacı iddiası kanıtlanmakla, ödemeler dışında kalan egzersiz görev ücretinin belirlenerek davacıya ödenmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmayarak karar verilmesi hatalıdır.
Davacı taraf ayrıca yukarıda belirtilen ücret esasları ile ilgili tebliğin 11. maddesi gereğince rehberlik ve sınıf öğretmenliği ücreti talep etmekte ise de, 11. madde ilkokul öğretmenleri için hak getirmiş olup davacı lise öğretmeni olduğundan bu yönden bir isteği olamayacağı düşüncesiyle bu konu bozma nedeni sayılmamıştır.
3- Davacı, ücret karşılığında okutmak zorunda kaldığı saatler dışında, haftada 15 saat daha zorunlu ve isteğe bağlı ek ders ücretinin ödenmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur. Davacının sözleşmesinde aylık ücret karşılığı 15 saat, ders ücreti karşılığı 15 saat ders vereceği öngörülmüştür.
Davalı işveren, yukarıda da belirtildiği şekilde ödemeleri yaptığını savunmakla beraber ödemeler bu alacak türü yönünden de kanıtlanamadığından davacının temyiz itirazı bu nedenle yerindedir. Eksik incelemeyle bu isteğin reddi hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
4- Davacı öğretim yılına hazırlık ödeneği adı altında ayrı bir talepte de bulunmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 9.4.1990 tarih ve 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12. maddesiyle eklenen ek 31. maddesi gereğince, resmi okul öğretmenlerine her öğretim yılı başında ödenen öğretim için yılına hazırlık ödeneğinin davacıya ödenmesi gerekir.
Bilirkişinin eksik incelemeyle sadece 1993-1994 yılları belirlemede bulunup, diğer yıllar için hesaplama yapmaması ve mahkemenin bilirkişinin bu düşüncesine itibar ederek isteğin reddine karar vermesi hatalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA (9.HD. 22.05.1997, 4198 – 9699)
-2-
• ÖZEL OKUL ÖĞRETMENİ ( İşçilik Hakları Talebi )
KARAR : Davalı işveren bilirkişi raporuna karşı bir takım itirazlarda bulunmuş ve bu arada davacı öğretmenin doğum iznini kullandığı süre içinde rehberlik, sınıf öğretmenliği ve egzersiz ders ücretlerinin ödenmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı özel öğretim kurumunun belgelerinde de davacının doğum iznini kullandığına işaret edilmiştir. Bu itirazlar üzerinde durulup gerekli değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, (9.HD. 02.07.1997,8170-13489)
-3-
• ÖĞRETMENİN EK DERS ÜCRETİ ( Aylık Ücret Miktarını Karşılayan Ders Saati Aşıldığında Ödenen Ücret Olması )
ÖZET : Sabit aylık ücret dışında belirlenen ders ücretinin, aylık ücret miktarını karşılayan ders saati aşıldığında ödenen ders ücreti olduğu ancak bu ders ücretinin fazla ders yapıldığında ödendiği anlaşılmıştır. Ancak üniversite sınavlarının öne alınması sebebiyle ek ders yapılmadığı anlaşıldığından, mahkemece daha fazla aylık üzerinden hüküm kurulması hatalıdır.
KARAR : Taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde asıl görev aylık ücret 105.000.000 lira olarak kararlaştırılmışsa da tanık anlatımlarında ve davalı vekilinin dosyada mevcut dilekçesinden öğretim yılı başladığında yeterli sayıda matematik dersi çıkmayınca asıl görev aylık ücretinin 150.000.000 lira olarak belirlendiği bu sabit aylık ücret dışında belirlenen ders ücretinin ise aylık ücret miktarını karşılayan ders saati aşıldığında ödenen ders ücreti olduğu ancak bu ders ücretinin fazla ders yapıldığında ödendiği, dava konusu 2.5.1999 tarihinden sonraki dönemde Üniversite imtihanlarının öne alınması nedeniyle ek ders yapılmadığı anlaşıldığından davacının dava konusu alacaklarının aylık 150.000.000 lira ücret üzerinden belirlenmesi gerekirken mahkemece yanlış değerlendirme ile 300.000.000 lira aylık üzerinden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. (9.HD.07.02.2001, 2000/18321 – 2001/1955)
-4-
9. HUKUK DAİRESİ E. 1996/10110 K. 1996/19135 T. 08.10.1996
• ÖZEL OKUL ÖĞRETMENİ ( Fazla Çalışma Ücreti Davasında Ücretinin Resmi Okul Öğretmenininkiyle Karşılaştırılması )
ÖZET : Özel okul öğretmeninin ücretinin belirlenmesinde, aynı durumdaki resmi okul öğretmeninin ücretinin saptanarak karşılaştırma yapılması gerekir.
KARAR : Davacı öğretmen Bakanlar Kurulunun 25.1.1986 tarih 86/10340 sayılı kararnamesi kapsamındaki yönetim karşılığı ders niteliğinde egzersiz ücreti alacağı ile yönetim görev karşılığı ek ders ücreti alacağının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı ise Milli Eğitim Bakanlığındaki eş görevlerde bulunan personele verilenden daha fazlasının davacıya ödendiğini bu nedenle de bu isteklerin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece istek gibi hüküm kurulmuştur.
Davacının davalıya ait özel okulda yönetici olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Bakanlar Kurulu kararnamesine göre istenilen iki kalem alacağı özel okul yöneticilerinin de istemeğe hakkı bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlığı oluşturmaktadır. Sorunun çözümlenebilmesi için 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları kanununun değişik 33. maddesinin birinci fıkrasının gözönünde tutulması gerekir. Bu fıkrada "özel okullarda yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmeti yapanlara kıdemlerine göre ( emekliler hariç ) dengi resmi okullara ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemez" denilmektedir. Bu fıkra ile resmi okullar ile özel okullarda çalışan ve yönetici kadrosunda bulunanlar arasında bir denge oluşturulması öngörülmüştür. Yani özel okullarda çalışanların resmi okullarda çalışanlardan daha az ücretle çalıştırılması önlenmek istenmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda çalışan yönetici öğretmenlere çeşitli adlar altında yapılan her ödemenin mutlaka özel okullardakilere de yapılması amacı güdülmüş değildir. Bu açıklamalara göre mahkemece yapılacak iş davacının eline geçen ücret ve eklerinin toplamının ne olduğunun belirlenmesi ve aynı durumdaki resmi okul yönetici öğretmeninin eline geçen miktar da tesbit edildikten sonra karşılaştırılmasının yapılmasıdır. Şayet davacının eline geçen miktar daha az ise aradaki farkın hüküm altına alınması, aksi halde bu iki isteğin reddine karar verilmesi gerekir. Bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 6.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.10.1996 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI :
Davacıya yönetim görev karşılığı ek ders ücreti ve yine yönetim karşılığı ders niteliğinde eksersiz ücretinin ödenmediği dava dosyası içeriğinden anlaşılmış bulunmaktadır. Gerçekten 25.1.1986 tarihli, 86/10340 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde, müdür, başmüdür muavinleri ile müdür muavinleri için fiili yaptıkları ders ücretleri yanında haftada 12 saat ek ders ücretinin verileceği kurala bağlanmıştır. Öte yandan 625 sayılı Yasanın 33. maddesi hükmüne göre, özel öğrenim kurumlarında da, dengi resmi okullarda öğretmen ve yöneticilere ödenen ücret ve ek ödemelerin, sosyal yardımların daha az düzeyde olmaması gerekir. Bilirkişi raporunda, davacıya bu ücretlerin ödenmediği, ayrıntılı bir biçimde belirlenmiştir.
Açıkladığım bu gerekçe ile yerel mahkeme kararının onaylanması görüşündeyim.
-5-
• ÖĞRETMENİN EK DERS ÜCRETİ ( Aylık Ücret Miktarını Karşılayan Ders Saati Aşıldığında Ödenen Ücret Olması )
ÖZET : Sabit aylık ücret dışında belirlenen ders ücretinin, aylık ücret miktarını karşılayan ders saati aşıldığında ödenen ders ücreti olduğu ancak bu ders ücretinin fazla ders yapıldığında ödendiği anlaşılmıştır. Ancak üniversite sınavlarının öne alınması sebebiyle ek ders yapılmadığı anlaşıldığından, mahkemece daha fazla aylık üzerinden hüküm kurulması hatalıdır.
KARAR : Taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde asıl görev aylık ücret 105.000.000 lira olarak kararlaştırılmışsa da tanık anlatımlarında ve davalı vekilinin dosyada mevcut dilekçesinden öğretim yılı başladığında yeterli sayıda matematik dersi çıkmayınca asıl görev aylık ücretinin 150.000.000 lira olarak belirlendiği bu sabit aylık ücret dışında belirlenen ders ücretinin ise aylık ücret miktarını karşılayan ders saati aşıldığında ödenen ders ücreti olduğu ancak bu ders ücretinin fazla ders yapıldığında ödendiği, dava konusu 2.5.1999 tarihinden sonraki dönemde Üniversite imtihanlarının öne alınması nedeniyle ek ders yapılmadığı anlaşıldığından davacının dava konusu alacaklarının aylık 150.000.000 lira ücret üzerinden belirlenmesi gerekirken mahkemece yanlış değerlendirme ile 300.000.000 lira aylık üzerinden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HUKUK DAİRESİ E. 2000/18321 K. 2001/1955 T. 07.02.2001
