Yargıtay Kararları
ÜCRET-YABANCI PARAYLA ÖDEMELER
ÜCRET-YABANCI PARAYLA ÖDEMELER
-1-
• YABANCI PARA BORCU ( Borcun Vadesinde Ödenmemesi Halinde Alacaklının Bu Borcu Vade Veya Fiili Ödeme Günündeki Rayice Göre Türk Parası İle Ödenmesini İsteyebilmesi )
ÖZET : Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
KARAR : Davacı, dava dilekçesindeki açıklamalarından yabancı para üzerinden hüküm kurulmasını istemiş olmasına karşın mahkemece Türk lirası üzerinden ve dava tarihindeki kura göre hüküm kurulmuştur. Dava, Borçlar Kanununun 83. maddesinin 14.11.1990 tarih ve 3678 sayılı kanunla değiştirilmesinden sonra 6.2.1995 tarihinde açılmış olduğuna göre yabancı para üzerinden hüküm kurulup ve yabancı paraya uygulanan faiz ile birlikte tahsiline karar verilmelidir. Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, (9.HD. 09.07.1998, 10203-12403)
-2-
• DÖVİZ CİNSİNDEN ÜCRETTEN ALINAN AVANSIN MAHSUBU
ÖZET : Davacının çalışmasına karşılık ödenmesi gereken döviz cinsinden alacağından aldığı kabul edilen avans miktarının, davalı aleyhine giriştiği icra takibi tarihindeki kur üzerinden karşılığının mahsubu ile bakiye alacağının ödenmesine karar verilmelidir.
KARAR :Davacının takip etmediği için açılmamış sayılmasına karar verilen İstanbul 4. İş mahkemesinin 1994/114 esas sayılı itirazın iptali ile ilgili dava dosyasındaki dilekçesinde 1.4.1993-25.9.1993 tarihleri arasında yaptığı çalışmaya karşılık ödenmesi gereken 20.300.DM karşılığı 162.400.000 TL den 69.864.000 TL avans aldığını açıkça kabul etmiş bulunduğuna göre davalı aleyhine icra takibine giriştiği tarihteki Alman Markının Efektif satış kuru araştırılarak bu miktarın karşılığı DM nin gerçekleşen ücret alacağı olan 16.915 -DM'den mahsubu ile kalan miktara karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümünün kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. (9.HD. 26.01.1999, 1998/18387- 1999/632)
-3-
• MÜHENDİS OLARAK RUSYA'DA ÇALIŞAN İŞÇİ ( Ücret Alacağının Tesbiti)
• RUBLE ÜZERİNDEN ÜCRET SÖZLEŞMESİ YAPILAN MÜHENDİS (Ödemelerin Dolar Üzerinden Yapılması)
ÖZET : Davacı işçinin mühendis olarak çalıştığı sırada davalı ile düzenlediği hizmet sözleşmesinde de; ruble üzerinden aylık ücretlerin ödeneceği öngörülmüşse de; tanıkların anlatımları, ödemelere ilişkin belgelerde dolar üzerinden yapıldığı; eşine gönderdiği paralarda gözönüne alındığında, aylık ücretin dolar üzerinden ödendiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca; Müteahhitler Birliğinden; ya da ilgili kuruluşlardan; davacı işçinin kıdemi, görevi ve formasyonu da açıklanarak aylık ne kadar dolar aldığı sorulup test edildikten sonra; yapılan ödemeler de indirilip sonucuna göre; ücret alacağı hakkında bir hüküm kurulmalıdır.
KARAR : Davacı işçinin 1.5.1997 - 14.10.1997 tarihleri arasında şantiye şefi mühendisi olarak çalıştığı, her ne kadar taraflarca düzenlenen hizmet sözleşmesinde Ruble üzerinden aylık ücretlerinin ödeneceği öngörülmüşse de, gerek davacının gösterdiği tanıkların anlatımlarından gerek kendisine yapılan ödemelere ilişkin belgelerde Dolar olarak aylık ücretlerin ödendiği sonucuna varılmaktadır. Ancak davacı Rusya'da bir taraftan çalışırken öte yandan Türkiye'deki eşinin adresine değişen miktarda Amerikan Doları ödenmiş olduğu da görülmektedir. Rusya'da yapılan ödeme miktarı ile Türkiye'dekiler dikkate alınsa dahi yine de aylık ücret miktarının belirlenmesi güçlük arzetmektedir. Bu durumda yurt dışında müteahhitlik hizmetleri yürüten Müteahhitler Birliğinden ya da ilgili kuruluştan; davacı işçinin kıdemi, görevi, formasyonu açıklanmak suretiyle yurt dışında yani Rusya'da aylık ne miktar Dolar üzerinden ücret alabileceği sorularak mümkün mertebe gerçek durumun ortaya çıkarılması gerekir.
Mahkemece hizmet sözleşmesi dikkate alınarak Ruble üzerinden hüküm kurulması yukarıda yapılan açıklamalara ters düştüğü gibi istekle bağlılık kuralına da aykırılık oluşturur. Mahkemece Dolar olarak yapılan ödemeler de mahsup edilmemiştir. Bundan başka Rus parası üzerinden hüküm kurulduğu halde fiili ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden tahsili şeklinde sonuca varılmıştır. Bu da ayrı bir çelişki oluşturur.
Bu açıklamalara göre talep konusu alacaklar tesbit edilerek yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır. Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA (9.HD.14.04.1999, 5829 –7316)
-4-
• HER YURT DIŞI SEFERİ İÇİN HARCIRAH ADI ALTINDA DÜZENLİ OLARAK YAPILAN ÖDEMELER ( Arızi veya Değişkenliğin Söz Konusu Olmaması-Hüküm Altına Alınan Her Bir İşçilik Hakkı Bakımından Dikkate Alınması )
ÖZET : Tır şoförü olarak çalışan işçiye her yurt dışı seferi için Alman Markı üzerinden harcırah adı altında yapılan ödemenin arızi ve değişkenliğinden söz edilemez.
KARAR : Davacı davalıya ait işyerinde 10 yıl kadar tır şoförü olarak çalışmıştır. Bu çalışma süresi içinde belirli aralıklarla yurt dışına sefere gitmiş ve bu seferler belli bir süre devam etmiştir.Dosyadaki verilere göre her yurt dışı seferi için Alman Markı üzerinden harcırah adı altında bir ödeme yapılmakta olup bu uygulama kararlı bir şekilde sürdürülmüştür. Bu durumda davacıya ödenen bu dövizin arizi ve değişkenliğinden sözedilemez. Bir başka anlatımla yasanın anladığı mahiyette bir harcırah veya sefer primi alacağı olarak nitelendirilmesi olanağı yoktur.
O halde hüküm altına alınan alacak kalemlerinden her biri için bu ek ödemenin dikkate alınması yani buna göre hesaplamalar yapılarak hüküm kurulması gerekir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken husus davacı işçinin ayda ya da belli bir sürede ne kadar yani kaç sefer yurt dışına çıkış yaptığı ve her bir seferde ne kadar Alman Markı olarak ödeme yapıldığı belirlenerek bunun günlük ve saat başına düşen ücreti bulunmak suretiyle sonuca gidilmelidir. Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, ( 9.H.D. 20.04.1999, 3420 – 7476)
-5-
• ÜCRET ALACAĞININ DÖVİZ OLMASI
ÖZET : Hüküm altına alınan alacak döviz üzerinden kabul edildiğine göre faizin de döviz üzerinden yürütülmesi gerekir.
KARAR : Hüküm altına alınan alacak Amerikan Doları üzerinden kabul edildiğine göre bu dövize uygulanacak faizin de 3095 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak döviz üzerinden yürütülmesi gerekir. 2821 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu`nun 61. maddesinde öngörülen işletme kredisi faizi yürütülmesi hatalıdır. (9.HD.22.03.2000, 503-3196)
• İŞÇİNİN ÜCRETİNİN MESLEK KURULUŞUNDAN SORULMASI
ÖZET : Kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanması son bildirilmiş brüt ücret esas alınarak yapılacağından, son ücretinin davalının mensubu olduğu meslek kuruluşundan açıkça sorulması ve sonuca göre karar verilmesi gerekir.
KARAR : Davacı işçinin aldığı ücret miktarı taraflar arasında tartışmalı konulardan birini oluşturmaktadır. Dosyadaki bilgilere göre davacı en son müdürlük görevini ifa etmiştir. Daha önce ise kurpiyer ve menajer olarak çalıştığı görülmektedir. Davacı tanıkları 4000 veya 5000 Amerikan Doları ödendiğini, davalı tanığı ise 1000 ile 1500 Amerikan Doları ödendiğini belirtmişlerdir. Kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanması son bildirilmiş brüt ücret esas alınarak yapılacağı için son ücretinin davalının mensubu olduğu meslek kuruluşundan açıkça sorulması gerekir. Bu sorulurken fesih tarihi, davacının kıdemi ve yaptığı iş belirtilmelidir. Gelecek cevap dosya içeriği ile bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.(9.HD.18.02.2002, 101 – 2797)
-6-
• ÜCRETİN YABANCI PARA OLARAK KARARLAŞTIRILMIŞ OLMASI ( Aynen Tahsil )
ÖZET :. Davacı, sözleşmede kararlaştırılan Libya Dinarını yabancı para borcu olarak isteyebilir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının isteğinin Libya Dinarı olduğu kabul edilerek buna göre alacak miktarlarını saptamak ve istekler aşılmamak suretiyle hak edilen dava konusu alacaklara Libya Dinarı olarak aynen veya fiili ödeme tarihindeki efektif kur üzerinden Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline karar vermekten ibarettir.
KARAR : Taraflar arasında bağıtlanan hizmet sözleşmesinde çalışma karşılığının Libya Dinarı olarak ödeneceği kararlaştırılmış, hiç bir surette Amerikan Dolarından söz edilmemiştir. Buna rağmen, dava konusu isteklerin Amerikan Doları olarak talep edilmesi ve mahkemece de buna göre hüküm kurulması doğru değildir. Davacı, sözleşmede kararlaştırılan Libya Dinarını yabancı para borcu olarak isteyebilir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının isteğinin Libya Dinarı olduğu kabul edilerek buna göre alacak miktarlarını saptamak ve istekler aşılmamak suretiyle hak edilen dava konusu alacaklara Libya Dinarı olarak aynen veya fiili ödeme tarihindeki efektif kur üzerinden Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline karar vermekten ibarettir.
Temyiz olunan karar yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 24.04.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi. (9.HD.24.04.1995, 1994/564 – 1995/13960)
-7-
• ÜCRET ALACAĞI ( Gemi Kaptanının Ücretinin Amerikan Doları Olduğunu İddia Etmesi - Kural Olarak Ülkede Tarafların Türk Lirası Üzerinden Anlaşmaya Vardıklarının Kabul Edileceği )
• ÜCRETİN TİCARET ODASI YAZISINA GÖRE KABULÜ ( Gemi Kaptanının Ücretinin Amerikan Doları Olduğunu İddia Etmesi - Ücret Alacağı )
ÖZET : Davacı işçi, gemide kaptan olarak çalıştığını ve ücretinin 1250 amerikan doları olduğunu ve bir kısım ücretinin ödenmediğini iddia etmiş ve mahkemece alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak bir kısım ödeme belgelerinde işçiye avans adı altında fakat tl. Olarak ödemeler yapıldığı anlaşılmıştır. Kural olarak ülkede tarafların türk lirası üzerinden anlaşmaya vardıkları kabul edilmelidir. Aksine bir durum söz konusu ise bunu açık ve kesin olarak yazılı belge ile ortaya konması gerekir. Bu sebeple ödenenlerin mahsubu ile bakiye bir alacak kaldığı takdirde tahsiline karar verilmelidir.
KARAR : Davacı davalıya ait gemide kaptan olarak çalıştığını ücretinin 1250 Amerikan dolan olduğunu, bir kısım ücretin ödenmediğini ileri sürerek alacağın hüküm altına alınmasını istemiştir. Dosya içerisinde bulunan bir kısım ödeme belgelerinde davacıya avans adı altında fakat Türk Lirası olarak belli miktarlarda ödemeler yapıldığı görülmektedir. Dinlenen iki davacı tanığı da kendilerine Türk Lirası olarak aynı yerde çalıştıklarında ödemeler yapıldığını, davacıya ise Amerikan Doları ödendiğini belirtmişlerdir. Kural olarak ülkede tarafların Türk Lirası üzerinden anlaşmaya vardıkları kabul edilmelidir. Aksine bir durum söz konusu ise bunun açık ve kesin olarak yazılı belge ile ortaya konması gerekir. Bundan başka İstanbul Ticaret Odasının yazısına göre bir kaptana 381.600.000 Türk Lirası ödemesinin kabul edilmesi yolunda bir açıklık mevcuttur. Bu yazılı ve sözlü delillere göre aylık ücretin 381.600.000 TL. olarak kabul edilerek ödenenlerin mahsubu ile bakiye bir alacak kaldığı takdirde tahsiline karar verilmelidir. (9.HD.21.03.2001, 1087 – 4564)
-8-
• ÜCRET MİKTARINDAKİ ÇEKİŞME ( Banka Ekstreleri Maaş Belgeleri/Davacının Verdiği Hizmet Sözleşmesi Fotokopisi - İşverenden Aslının İstenmesi Gereği )
ÖZET : Uyuşmazlık davacının ücreti konusundadır. Dosyaya davacı tarafından ibraz edilen ve işverenin imzasını taşıyan hizmet sözleşmesi fotokopisinde davacının aylık ücretinin 3.500 DM. olduğu yazılıdır. İşverenden bu sözleşmenin aslı istenmeli, sözleşmenin ibraz edilmemesi halinde bu sözleşmeye değer verilmeli, dava konusu alacak 3.500 DM. aylık ücrete göre belirlenmelidir. Sözleşmenin ibrazı halinde de sözleşme aslında ücret kısmının boş olması durumunda şimdiki gibi karar verilmelidir.
KARAR : Taraflar arasındaki çekişme davacının ücretinin miktarı konusundadır. Mahkemece banka ekstrelerine maaş belgesine değer verilerek davacının aylık ücreti 250.000.000 lira olarak kabul edilmişse de, dosyaya davacı tarafından ibraz edilen ve işverenin imzasını taşıyan 15.12.1997 tarihli hizmet sözleşmesi fotokopisinde davacının aylık ücretinin 3.500 DM. olduğu yazılıdır. İşverenden bu sözleşmenin aslı istenmeli, sözleşmenin ibraz edilmemesi halinde bu sözleşmeye değer verilmeli, dava konusu alacak 3.500 DM. aylık ücrete göre belirlenmelidir. Sözleşmenin ibrazı halinde de sözleşme aslında ücret kısmının boş olması durumunda şimdiki gibi karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. (9.HD.07.02.2001, 2000/18298-2001/1892
